IŞIK-CAN İMİR ÇİFTİ İLE İKİZLERİ HAKKINDA KEYİFLİ BİR SÖYLEŞİ…

IŞIK-CAN İMİR ÇİFTİ İLE İKİZLERİ HAKKINDA KEYİFLİ BİR SÖYLEŞİ…
MİTRA:Öncelikle röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Sizleri kısaca tanıyabilir miyiz?
IŞIK İMİR:Işık İmir ismim. 34 yaşındayım. İç mimarım ve kendi işimi yapıyorum. 5 senedir de İzmir’de yaşıyoruz, aslen Ankaralıyız.
CAN İMİR:Bende 36 yaşındayım. Endüstriyel tasarım okudum. Şuan Vestel Beyaz Eşya’da çalışıyorum. Ar-ge şefliği yapıyorum. Aslında Ankara’dan İzmir’e para kazanmak için geldik. Ankara’dan geldiğimizde birkaç yıl beklemeyi tercih ettik. Çünkü İzmir’de kalıp kalmayacağımız belli değildi. Bu yüzden çocuk yapmayı düşünmedik. Daha sonraları ise çocuk yapma kararı vermemize rağmen çocuk sahibi olamadık. Böylece de Mitra ile tanıştık.
MİTRA:Çocuk sahibi olmak için doktora ne zaman başvurdunuz?
IŞIK İMİR:Çocuk sahibi olmaya karar verdikten sonra 2007 yılında buraya geldik. 1-1.5 sene çocuğumuz olmadı. Olmayınca olmuyor demekki… Daha sonrasında 2009 Ocak ayında hamile kaldığımı öğrendim. Kendim test yaptım daha sonra da düzenli olarak Mitra Hanım’a geldim.
MİTRA:Mitrayla nasıl tanıştınız? Neden Mitra’yı tercih ettiniz?
IŞIK İMİR: Bir kere evimiz buraya çok yakın ayrıca eskiden beri geldiğim biryerdi, memnundum da.
CAN İMİR: Neden burayı tercih ettik.. Sonuçta bir kere her şey görseldir. Estetik olarak bakıldığında bir kere giriş kısmından itibaren çok ferah ve temiz bir ortam. Güven veriyor insana. Kayıt kabuldeki arkadaşların güler yüzlü karşılamasının bile çok büyük bir etkisi var. İnternetten de takip ettiğimizde Mitra’nın çok temiz bir adı vardı. Birde sonuçta söz konusu olan çocuk olunca insan en iyi şekilde onu Dünya’ya getirmek istiyor insan. O yüzden de Mitra’yı tercih ettik.
MİTRA: Hamilelik süreci nasıldı? Zorluklar yaşadınız mı?
IŞIK İMİR: Çok zorluklar yaşadık. Mitra’daki ilk muayenemizde ikiz bebek olduğunu öğrendik. Bu süreç boyunca ayrı ayrı zorluklar yaşadık. Eşim beni gördükçe üzülüyordu tabikide. “Bir şey yapamıyorum , çaresiz hissediyorum kendimi” diyordu. Ben ise özellikle 7. aydan sonra zorluk yaşamaya başladım.
CAN İMİR: Ben birara kıskandımda. Bende taşımak istiyordum çünkü.
IŞIK İMİR: Tekmelerini hissedemiyordu, baba ya…J
CAN İMİR: Ee tabi sabahtan akşama kadar zaten evde olmuyordum. Bebekler ise hep Işık’ın karnındaydı. Eve geliyordum bak tekmeliyor diyordu. Elimi karnına koyuyordum ama hiçbir şey hissetmiyordum.
MİTRA: Doğum sürecinde neler yaşadınız?
IŞIK İMİR:Biz zaten Mitra Hanım ile ilk görüşmemizde de konuşmuştuk. %90 sezeryanla doğum olacaktı. Bizde bu duruma biraz üzüldük açıkçası çünkü normal doğum çok istiyordum ikiz olduğunu bilmeden önce. Bir de hamilelik boyunca ikisi de yatay pozisyonda durdukları için sezaryanda karar kıldık. Dolayısıyla doğum sancısı çekmedim. 29 Ağustos 2009’da Kent Hastanesi’nde sabah saat 08.21’de doğdular. Önce Tuna doğdu ardından da Nil geldi.
CAN İMİR: Yalnız burada bir provakasyon vardı. Çünkü kız yukarda olduğu için Mitra Hanım ile Işık “kızların zaferi, yaşasın kızlar”diye söylenmeye başladılar.Ama ilk gelen erkek oldu.:)
MİTRA: İkizlerin isimleri kim koydu? Neden Nil ve Tuna?
IŞIK İMİR:Nil benim yıllarca istediğim bir isimdi. Ama doğum sürecinde biz ondan çok saptık. Bütün isimleri araştırdık öncesinde.
CAN İMİR: İsim sitelerine girdik, bunlar içinde analizler yapıldı.Eledik bir liste daha çıkardık. Birde bizim ikizlerimiz olacağı için isimlerin birbiriyle uyumu da çok önemliydi.
IŞIK İMİR: Doğuma 2 gün kala uykusuzluktan ölüyorduk artık, Tuna çok hoşumuza gitti. Nil’i ise Lal ya da Lara olsun diye değiştirmiştik. Sonra döndük dolaştık gene benim eskiden beri istediğim isme Nil’e döndük. Son gün karar verdik açıkçası.
CAN İMİR: Biraz esasında papalık seçimleri gibi oldu. İşten gelmişim zaten yorgunum, saat sabahın 2’si. Ayakta uyuyorum, halim kalmadı ve isim seçmeden kalkmamamız lazım. Papalık seçimlerinde de öyledir ya, o beyaz duman gözükene kadar kimse yerinden kalkamaz. Aynen onun gibiydi bizim durumda.
MİTRA: Çocuk sahibi olmak evliliği nasıl etkiliyor?
CAN İMİR: Bence gayet olumlu etkiliyor. Çocuk olunca hayat düzelir her şey düzelir gibi söylemler var. Buna güvenmemek lazım bence. Çiftler önce doğru kişiyi seçtiklerine ve hayatı beraber yaşayıp yaşayamıyacaklarını görmelerine fırsat vermeliler. Yani çocuğa o açıdan güvenmemek lazım. Ama her gün uykusuz kaldığınız için de çocuk sahibi olmak çiftlerin hayatındaki monotonluğu çok güzel kırıyor.
IŞIK İMİR: Çocuklar uyuduğu zaman parmak uçlarımızda yürüyüp hemen yemeğimizi yiyoruz. Bu yüzden başbaşa romantik dakikalar geçirme fırsatınız kalmıyor ve bu anlar çok kıymete biniyor. Mesela dün çok romantik bir kahvaltı yaptık akşam yemeği olarak ve yumurta yedik başbaşa ama bizim için çok değerliydi. Bence de olumlu etkiliyor. Ama burada çok büyük bir tehlike de var, çiftler mutlaka birbirleriyle konuşmalı ve birbirlerine vakit ayırmalılar.
CAN İMİR: Evet erkeklerinde bayanların bu hamilelik süreci boyunca çektikleri acılara duyarlı olmalı ve onlara destek veriyor olmalılar. Burada erkeğin desteği çok önemli. Ama burada şöyle bir durumda var:erkekler hamile kalamadıkları için kadınların hamilelik süreçlerinde neler çektiklerini tam olarak algılayamıyorlar. Dolayısıyla normalmiş sanıp sadece kilo alıyorlarmış gibi sanabiliyorlar. Bu yüzden de kadınların hormonel değişikliklerden dolayı verdiği tepkiler erkekleri zaman zaman bunaltabiliyor. Bence bayanlarında erkeklerin onları çok rahat algılayamadıklarının farkına varmalılar.
IŞIK İMİR: Yani karşılıklı empati çok önemli.
CAN İMİR: Ben çalıştığım için hayatımda farklı olaylarda gerçekleşiyor ama Işık bütün gün bebeklerle birlikte evde zaman geçiriyor. İkiz oldukları için onu çok zorluyorlar.
IŞIK İMİR: Bazen de insanı daraltan bir süreç yaşıyoruz tabi, tuvalete bile nöbetleşe gidiyoruz.
CAN İMİR: Anneler hormonlarından dolayı çok korumacı ve yetemeyeceğini, yapamayacağını düşündüğünden dolayı hırçın davranmaya başlıyor. Bu durumda devreye erkeğin girmesi lazım. Sen beni anlamıyorsun, sen benim hissettiklerimi paylaşmıyorsun demeye başlıyor.
IŞIK İMİR: Bazen bana Can’a her şeyin oyun gibi geldiğini düşünüyorum. Ben işin daha çok bakım kısmına bakıyorum. Can ise oyun kısmına bakıyor hep hopbidi hopbidi modunda. Daha sakin davranıyor. Bu da bazen annelerin sinirlerini bozabiliyor.
MİTRA: Bebek sahibi olmak isteyen ailelere neler önerirsiniz? İkiz doğursunlar mı?
CAN İMİR: İkiz gerçekten bir cesaret işi. Maddi ve manevi açıdan gerçekten bakması çok zor. Başbakan 3 tane şart diyor ama biz de ikiz oldu. İkizin şöyle bir avantajı var, tek çocuktan sonra 2.sini doğurmak biraz cesaret işi oluyor. Günlerce uykusuz kalıyorsun hayatın mahvoluyor, aradan bir kaç yıl geçiyor hayatın tam düzene girecekken 2. bebekle yeniden uykusuz geceler başlıyor. Birdaha da bütün bu düzensizliği göze alamayabiliyorsun. ikizde böyle bir sorun kalmıyor.
IŞIK İMİR: Çocuk sahibi olmak isteyenlere tavsiyem; gerçekten evliliklerinin oturmuş olmasına emin olsunlar ondan sonra çocuk düşünsünler.
CAN İMİR: Çocuklarını, çatırdayan evliliklerini kurtarmak için değil aralarındaki bağı ya da soylarını ilerletmek için düşünmeliler.
Teşekkürler…
Biz teşekkür ederiz…
 |
İLGİLİ KONULAR: |
dergi |
Okunma Sayısı: 706 |
|