Kadın ve Beslenme
Kadının beslenme bilgi düzeyi tüm ailenin sağlığını etkiliyor
Bir kadının sağlıklı beslenmeyi biliyor ve uyguluyor olması, sağlık açısından kendisi kadar ailesini de yakından etkilemekte. Çünkü evlerde mutfak ve beslenmeden sorumlu kişi çoğunlukla kadınlar.
Evdeki diğer bireylerin beslenme durumu kadının elinde
Kadının beslenme bilgi düzeyi, hem kendi hem de evdeki diğer bireylerin sağlığını doğrudan etkiliyor. Örneğin kızartma şeklinde hazırlanmış yemekleri seven ve sık sık pişiren bir annenin çocuğu da bu tarz yemeklere zamanla alışıyor ve çocuğun damak zevki de bu şekilde gelişiyor. Kızartma yöntemiyle hazırlanmış besinleri sıklıkla tüketen bir çocuğun obezite ve kardiyovasküler hastalık riski de oldukça yüksek oluyor. Bu verilebilecek örneklerden sadece bir tanesi.
Eğitim düzeyi ve beslenme bilgisinin ilşkisi
Beslenme bilgi düzeyini etkileyen birinci unsur ise kadının eğitim düzeyi. Kişinin eğitim düzeyi arttıkça, kadının mutfaktaki bilinci de aynı oranda artıyor. Bu sonucu kanıtlayan bir araştırmadan bahsetmek istiyorum.
24 – 26 Ekim 2007 tarihlerinde katıldığım Tubitak’ın düzenlediği 2. Uluslararası Gıda ve Beslenme Kongresi’nde “Çalışan ve çalışmayan kadınların besinleri hazırlama, pişirme ve servis yöntemlerinin saptanması” adlı Selçuk Üniversitesi’nde yapılan araştırma dikkatimi çekmişti.
Yapılan bu araştırma sonucunda ortaya çıkan sonuçlar ise şöyle:
Çalışan kadınlar mutfakta daha bilinçli
Çalışan kadınların, çalışmayan kadınlara oranla eğitim düzeyleri tabiî ki daha yüksek. Kadının eğitim düzeyi arttıkça, besinlerin hazırlama, pişirme ve servisinde daha doğru yöntemler uygulanıyor. Çalışan kadınların, çalışmayan kadınlara göre mutfakta geçirdikleri zamanın daha kısıtlı olmasına rağmen hazırlama ve pişirmede besinlere uyguladıkları yöntemler çok daha sağlıklı olduğu görüşmüş.
Örneğin;
Çalışan kadınların %30’u sokak sütünü tercih ederken; çalışmayan kadınların % 86’sı sokak sütü tüketiyor. Bu sonuç bize çalışan kadınların sağlıklı süt tüketiminde daha bilinçli olduğunu gösteriyor.
İki grubun yemeklerde tereyağı kullanımı karşılaştırıldığında ise; çalışmayan kadınların tereyağı kullanımı çalışan kadınlara göre çok daha fazla. Ve maalesef büyük çoğunluğu tereyağını yakarak kullanıyorlar.
Çalışmayan kadınların, %63’ü makarnanın haşlama suyunu döküyor. %64’ü sebzelerin haşlama suyunu döküyor. %89.3’ü kuru baklagillerin haşlama suyunu döküyor. Yani yine yanlış uygulamalar mevcut. Besinlerden suya geçen yararlı bileşenler lavaboya dökülüyor. Oranlar da oldukça fazla. Çalışmayan kadınların haşlama sularının dökülmemesi gerektiği konusunda bilgilerinin çok yetersiz olduğu ortada.
Her yaştaki ve cinsiyetteki bireyin sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanması tabiki çok önemli. Ama kadınların sağlıklı beslenme alışkanlığı olması ve mevcut beslenme bilgileri ailelerini ve özellikle çocukların beslenmelerini ve dolayısıyla sağlıklarını yakınan etkilemekte.
|