AŞKIN-NİHAL BALKAN ve BEBEKLERİ EREN BALKAN
AŞKIN-NİHAL BALKAN ve BEBEKLERİ EREN BALKAN 21.10.2008
MİTRA: Öncelikle röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Sizleri kısaca tanıyabilir miyiz?
NİHAL BALKAN:Tabiki ben Nihal Balkan, 37 yaşındayım, İşbankası Karşıyaka şube müdürüyüm. Erencik ilk bebeğimiz. Eşim Aşkın Balkan 41 yaşında. İnşaat sektöründe çalışmakta, şuan bir proje kapsamında yurtdışında. Çocukları eşimde bende çok sevdiğimiz için evlendikten kısa bir süre sonna ilk isteğimiz bir çocuk dünyaya getirmekti.ve biz bilinçli bir şekilde bu kararı verdikten sonra yaşla ilgili bazı endişelerimiz vardı, bir sorun yaşarmıyız yaşamazmıyız diye…
MİTRA:Çocuk sahibi olmak için doktora ne zaman başvurdunuz? Neden Mitra’yı tercih ettiniz?
NİHAL BALKAN: Bununla ilgili ben Mitra’nın adını daha önce birçok yerde duymuştum. Bu yüzdende hiç tereddütsüz doğrudan Mitra Hanım’a geldim. Böylece 2007 başlarında Ali Bey ve Mitra Hanım ile tanışmış olduk. İlk etapta bütün gerekli tahlil ve tetkikleri yaptırdık ve vücudumuzun çocuk yapmaya uygun olduğunu gördük. Kısa bir süre sonra da güzel haberi aldık.
MİTRA: Hamile olduğunuzu ne zaman ve nasıl öğrendiniz?
NİHAL BALKAN: Öncelikle benim eczaneden aldığım idrar testi pozitif çıktı, ben emin olmadan hiçbir işlem yaptırmadığım için ardından kan testi de yaptık. Bu güzel haberi de annemin doğum gününden 1 gün önce öğrendim.
İlk çocuk bizim için çok güzel bir haberdi. O yüzden nasıl söylesem diye uzunca düşünmüştüm. Çünkü eşimde çocukları çok seven birisi ve bekliyorduk artık bir çocuğumuzun olmasını. Bu yüzden sadece telefonla arayıp pozitif çıktı demek istemedim. Özel bir gün olsun istedim. Annemin doğum gününü kutladıktan sonra hediyelerimizi verdik. Ben de anneme bir hediyemiz daha var dedim. Annem ne gerek vardı zaten yeterinde hediye almışsınız derken tahlil sonuçlarını anlayabileceği gibi açıklayan kağıdı anneme verdim. Bu güzel haber üzerine bütün ev ağlamaya başladı mutluluktan. Müthiş bir geceydi, özel bir güne gelmesi de ayrı bir güzeldi. Annemin de aldığı en güzel hediyedir çünkü bu onun ilk torunuydu. Oğluşumuzun haberini böyle aldık.
"Doğumdan sonra ise hayattaki en güzel his o ilk sesi duymak! Müthiş tek kelimeyle! ""
MİTRA: Doğum sürecinde neler yaşadınız?
NİHAL BALKAN:Doğum sürecinde ben çalıştığım için açıkçası hamileliğimi hiç yaşıyamadım desem doğrudur. İşyerimiz tadilata girdiği için, bir de işlerim de çok yoğun olduğu için üstüne zorluklarda yaşadım. Tabi arasıra Eren kendini gösterdi bize. Hamilelik boyunca 12-13 kilo aldım ayrıca hamilelik şekerini de yaşadım sık sık. Bu yüzden de biraz daha dikkatli ilerledik. Allahtan risk doğuracak bir şey gelmedi başımıza. Ama tabi bu konuda Mitra Hanım’ın çok önemli bir rolü var, yönlendirmeler çok önemli. Ben hamilelik şekerini daha önce hiç duymamıştım, başıma da gelmediği için risk oluşturur diye çok tedirgindim. Mitra Hanımla konuştuktan sonra içimiz rahatladı. Dikkatle her şeyin üstesinden geldik.
MİTRA: Sezeryan doğum mu normal doğum mu oldu?
NİHAL BALKAN: Hamilelik şekeri olduğu için sezeryanla doğum yaptık. Eren’in doğumu benim doğum tarihimle denk geliyordu ama Erencik daha erken doğdu. Sezeryan doğum yaptığım için de hamilelik sancıları pek yaşamadım. Son haftalara doğru artık Eren’in kıyafetlerini yıkadık, odasını tamamladık. Rutin kontrollerden birinde NST’ye başlandığımızda sancı eşiklerinin hızlandığını gördük. Ama bende hiçbir sancı belirtisi yoktu. Sadece kontrolleri sıklaştırdık. Daha sonra doğum için gün aldık. O hafta cumartesi günü doğuma girecektim, eşimde ona göre iznini almıştı. 21.10.08 tarihinde sabah saat 04.00’te bende inanılmaz bir sancı başladı. Eşim ertesi gün işe gitcek diye onuda rahatsız etmek istemedim ama olduğum yerde kıvranıp duruyordum. Bu sancıların yorgunluktan dolayı olduğunu sanıyordum çünkü daha 2 haftamız vardı. Sabah saat 08.00'e kadar bu sancılar devam etti. Bir de ben mesai saatleri dışında doktoromu rahatsız etmeyi hiç sevmem, o yüzden 08.00’e kadar bekledim. Dakikalar sıkılaşmaya başladığını farkedince hemen Mitra’ya gelip gene NST’ye girdim, gene her şey normale döndü. Akşamüstü 17.00 gibi sancılar yeniden başlayınca Mitra Hanım hemen gelin dedi. Bir baktık ki doğum başlamış neredeyse. Hemen apar topar hastaneye gittik. Mitra Hanım’ın da o sıra başka bir doğumu olduğu için sağolsun Ali Bey ilgilendi bizimle. Burada çalışan bütün personel de aile gibi oldukları için inanılmaz destekçi oldular. Onların yardımlarını hiçbir zaman unutamam, benim için hepsinin çok özel bir yeri var. Biz buradan öyle bir ayrıldıkki; ben sancı çekiyorum. Arkadaşlardan birisi belimi ovuyor, birisi elimi tutuyor, hepimiz ağlıyoruz. Bütün Mitra çalışanları işlerini bırakıp benimle ilgilenmeye başladılar. Ambulansa da herkesin gözleri yaşlı, alkışlarla beni bindirdiler. Arkamdan da hastaneye gelmişler, odamı süslemişler. En güzel yanıda Mitra Hanım ile Ali Bey’in sesini doğumhanede duydum, benim içim inanılmaz rahatladı. Doğumdan sonra ise hayattaki en güzel his o ilk sesi duymak! Müthiş tek kelimeyle! Uyuşturulunca birçok şeyi anlamıyorsunuz, sesler duyuyorsunuz ama anlamıyorsunuz. Mitra Hanım yaptığı işlemleri kademe kademe anlattı.
Sabah saat 07.29’da da oğlumuzun sesini duyduk. Öyle tatlı bir ses öyle güzel bir ses ki hayatta anlatamam. Sonra beyaz bir havlu içinde getirdiler oğlumu ve öpebilirsiniz oğlunuzu dediler. Tek kelimeyle müthiş bir duygu!
MİTRA:Eren ismini kim koydu? Neden Eren?
NİHAL BALKAN: Biz eşimle hamile olduğumu duyduğumuz andan itibaren zaten araştırmalara başlamıştık. Buarada Mitra Hanım’ın bir özelliği de şu ki ; biz bebeğimizin cinsiyetini 2,5 aylıkken öğrenmiştik. Erkek olduğunu öğrendikten sonra çalışmalarımız hızlandı. İsim bizim için gerçekten çok önemliydi. Birkere kısa olmalı, anlamlı olsun, oğlumuza yakışır bir isim olsun ,isminden dolayı zorluklar yaşamasın istedik, iki isim olmasını asla istemedik. Bankacı olduğum için iki isim kullananların yaşadıkları zorlukları çok iyi biliyorum. Unisex olmamasına da dikkat ettik. Değişik olsun, yenilikçi olsun gibi kriterlerimiz vardı ve biz sürekli internetten araştırma yapıyorduk. Birkaç isim belirledik, ailemize danıştık onlarda siz nasıl isterseniz öyle olsun dediler. Doğuma da artık iki hafta kalmıştı. Enson Eren ismini televizyonda bir programda duymuştuk ve çok beğendik. Eren’nin anlamı hayırlı evlat ve bilir kişiymiş. İsim listemizin en sonuna da Eren’i ekledik. E tabi Eren erken doğduğu için ben artık doğuma girmiştim ama isim hala belli değildi. Doğum oldu bitti ama hala isim yok ortada. Doğum sonrası odamıza geldik. İsim istiyorlar artık bizden, ben de Eren ismini listeye en son ekledik belki ama benim içim çok ısındı ona dedim. Tamam dedik Eren olsun ismi. Böyle bir ortak kararla Eren koyduk ismini.
MİTRA: Çocuk sahibi olmak evliliği nasıl etkiliyor?
NİHAL BALKAN: İnanılmaz derecede etkiliyor, sorumluluk sahibi oluyorsun ve artık kendiniz için değil onun için yaşadığınızı farkediyorsunuz. Çalıştığım için bütün gün aklım onda oluyor. Acaba yemeğini yedimi acaba uyuyabildimi… Gerçi annemler baktığı için asla gözüm arkada değil ama ona duyulan özlem çok ayrı, bir de bizim çok geç yaşta çocuğumuz olduğu için bu çocuk özlemim daha da fazla. Eşimle hep aynı şeyleri söyleriz, keşke yıllar öncesinde çocuk sahibi olsaymışız. Ben hatta çocuk istemiyorum diyenlere çok kızıyorum. Allah izin verirse Eren 2 yaşına gelince tekrar çocuk yapmayı düşünüyoruz gene buarada. Asla başka yere güvenmiyorum.
MİTRA:Loğusalık dönemi nasıl geçti?
NİHAL BALKAN:B en gerek doğumdan önce gerekte doğumdan sonra internetten gücel bir şekilde her şeyi takip ettiğim için zaten hazırlıklıydım. O yüzden loğusalık dönemine çok hazırlanmadım.
MİTRA: Çok teşekkür ederiz, inşallah ikinci gebeliğinizde de yeni bir röportaj yaparız…
NİHAL BALKAN: Ben teşekkür ederim. İnşallah Abi Eren ve yeni kardeşiyle birlikte gene sizlerle birlikte oluruz…
 |
İLGİLİ KONULAR: |
dergi |
Okunma Sayısı: 818 |
|