MİTRA KADIN SAĞLIĞA HOŞGELDİNİZ

Cinsel yaşama sahip olmanın ayıp ve günah olduğunu öğreten bir toplumda yaşıyoruz. Evlenmemiş kızların bakire olmasının zorunlu olduğu aksi durumda çareyi kan dökmekte bulan bu toplumda; “Kadının görevi evlenmek, çocuk doğurmak ve anne olmaktır." denilirken, cinsel yaşama karşı ilgi göstermeyen genç kızlara iyi gözle, cinsellik konuşan kızlara ise kötü gözle bakılır. Fakat bu ruhsal baskının altında ne kadar çok insanımızın ezildiğini ise gözardı eder. Cinsel tiksinti bozukluğu, nedeni, toplumsal baskı olan bir cinsel işlev bozukluğudur.

Cinsel İlişkiden Tiksinme

Genellikle cinsel ilişkiden tümüyle uzak durma ve cinsel ilişkide bulunmaktan aşırı tiksinti duyma ile karakterize bir cinsel işlev bozukluğudur. Cinsel isteğin şiddetli bir derecede azaldığı  hatta ortadan kalktığı, cinsel isteksizliğin daha ileri bir aşamasıdır.

Cinsel tiksinti bozukluğu olan insanlar cinsel aktivitelerden kaçınırlar. Hatta cinsellik konularının konuşulmasından bile rahatsız olurlar. Tahmin edileceği gibi evli olanlarda bu durum belirgin bir sıkıntıya ve çiftler arasındaki ilişkinin bozulmasına neden olur.

Cinsel tiksinti bozukluğunun nedenleri nelerdir?

  • Çocukluk veya genç ergenlikte cinsel saldırıya veya tecavüze uğrama
  • Cinsel yaşam ile ilgili bilinçaltı suçluluk duygusunun olması
  • Cinselliğe yönelik çok güçlü utanç ve günah duygusu taşıma
  • Toplumsal önyargı veya kaygılar
  • Cinsel ilişki sırasında sürekli ağrı duyma
  • Baskıcı bir aile ortamında yetişme
  • Yatılı okullarda eğitim görme
  • Cinsel yaşamla ilgili bilgiden yoksun evlenme
  • Aynı zamanda idrar yapma veya dışkı organları olarak da görev yapan cinsel organların pis olduğu düşüncesi

Cinsel tiksinti bozukluğu olan kişilere cinsel yönden yaklaşıldığında iğrenme, korku, kaygı ya da utanç gibi duyguları ifade edebilecekleri gibi daha şiddetli durumlarda panik atağa varan durumlar yaşanabilir.

Tedavi
Cinsel tiksinti bozukluğunun tek tedavisi cinsel terapidir.